Anasayfa>İngilizce Öğrenimi Konusunda Öneriler

 

 

İngilizce Öğrenimi Konusunda Öneriler

1- Dil öğrenmeye başlamadan önce öğrenciyi tanıma sürecinde, öğrencinin anadilinin o güne kadar ne şekilde seyrettiği  çok önemlidir. Her ne kadar ikinci bir dil (English as a Second Language) öğreniliyor olsa da farklı açılardan, kişinin anadilinin çözümlenmesi büyük önem taşımaktadır. Kişinin dil konusundaki eğilimleri, nitelikleri vb. gibi yaşamsal noktalarda, birçok ipucuna anadil aracılığıyla ulaşmak mümkündür. Söz konusu nitelikler, öğrencinin “çalışma tarzlarını” belirlemek yönüyle de gözden kaçırılmamalıdır.

     2- Howard Gardner’ın bilim dünyasına kazandırdığı ve şu an’a dek yaygın biçimde kabul görmüş olan “Çoklu Zeka Kuramı (Multiple Intelligence [MI] Theory)” öğrenciyi tanıma sürecinde, öğrencinin bireysel farklılıklarını ayırt etme anlamında çok kullanışlı olacaktır. Hem başlangıç düzeyindeki öğrencilerin etkin bir biçimde yol almasında hem de kayda değer bir mesafe kaydetmiş olup daha üst noktalara ulaşma çabasında olan bireylerin yön tayinlerinde kuram, dikkate değer veriler sunmaktadır. Bilindiği üzere çoklu zeka kuramı insan zekasını 8 temel başlık altında sınıflar: Sözel/ Dilsel; Mantıksal/ Matematiksel; Görsel/ Uzamsal; Müziksel/ Ritmik; Bedensel/  Kinestetik; Kişilerarası/ Sosyal; Kişiye dönük (İçsel); ve Doğa zekası.

       Bunların yanı sıra öğrencinin öğrenme hızı, motivasyon düzeyi gibi etmenler de göz önünde bulundurularak öğrenme sürecinde izlenecek yol belirlenmelidir. Öğretmenin en önemli “ödev”lerinden biri de bu noktada öğrencisini gereğince çözümlemekle birlikte zengin materyallerle öğrencinin kişisel farklılıklarını, öğretim sürecine en üst düzeyde katmaktır.

    3- Dil öğrenimine başlamadan önce, öğrencinin İngilizcenin temel özelliklerini (özellikle de dilbilgisinde), gerektiğinde anadille karşılaştırmalar da kurarak (comparative study) görmesi çok yararlı olacaktır.

    4- Öğrenim sırası göz ardı edilmemelidir. Kanımca ilk önce dilbilgisi (yani temel mantık) üzerinde durulmalı. Ama bu işleyiş paketler halinde olmalı. Öğrenim sürecinde, aralarında zaman ve içerik açısından keskin bir ayrım olmamakla birlikte gramer, reading, writing, listening ve speaking sıralamasının gözetilmesi öğrenmeyi çok boyutlu ve kalıcı kılmak bakımından olumlu etkiler sağlayacaktır. Uzun bir süre gramer görüldükten sonra reading'e daha sonra writing'e vd. geçilmesi doğru değildir.  Bunlar arasındaki koordinasyon ve kombinasyon her zaman için korunmalıdır.

       Bunun dışında, özellikle dilbilgisi öğrenimi süresince izlenen konu sıralamasına dikkat göstermek büyük önem taşımaktadır. Kullanımda olan birçok gramer kitabında, henüz üzerinde durulmamış konunun bilgisini gerektirecek sorular (exercises, drills) yöneltildiği görülmektedir. Konularda, "basitten karmaşığa" olması gereken sıralama göz ardı edilebilmektedir. Unutmamalıdır ki dilbilgisi, dil evinin temeli; “language skills” denilen  reading, writing, listening ve speaking dil evinin diğer kısmı ve dil öğrenim süreci içerisinde ve sonrasında kaydedilen tüm geliştirmeler de bu evin çevresi ve hatta evrenidir. Bu bağlamda, sağlam bir dilbilgisi edinmenin önemi apaçık ortadadır. Bundan sonra, öğrenim sürecinde üzerinde durulan kaynak ve metotların nitelikleri ve daha da önemlisi öğrencinin tüm bunlardan ne kadarını ve ne şekilde içselleştirebildiği gelir.

    5- Diğer dillerde olduğu gibi İngilizce öğreniminde en hassas sorunlardan biri de  Türkçe desteğin ne zaman ve ne şekilde sağlanması gerektiğidir. Kanımca, özellikle dilbilgisi öğretimin de Türkçe desteğe kesinlikle ihtiyaç vardır. Bir Türk için, "en baştan itibaren Türkçeyi unut" mantığının geçerli olmadığı kanısındayım. Dahası, en azından intermediate (orta) seviyeye gelinmeden (ama sadece dilbilgisi anlamında değil; genel anlamda) yalnızca yabancı hocalarla çalışmanın yanlış bir temel oluşturduğunu savunmaktayım. Bu tür yaklaşımlar Avrupalıların çoğu için geçerli olabilir (dil benzerlikleri dolayısıyla) ama bir Türk için ya da bir Çinli için geçerliliğini yitirmektedir. Ancak, yapılan yaygın yanlışlardan biri olan “Türkçe mantığıyla düşünme” durumunun öğrencide yerleşmemesi şarttır ki bunu engellemek için öğretmenin yerinde yönlendirmelerine ve İngilizce kullanım dozunu iyi ayarlamasına gereksinim vardır. Bakınız

     6- Kelime öğreniminde seçmeci (eklektik) bir yol izlemek yerinde olacaktır. Kelime öğrenmek amacıyla türetilmiş sayısız teknik vardır. Ama gördüğüm kadarıyla bunların en büyük yanılgıları, bir tekniği, öğrenilecek bütün kelimelere adeta “zorlamak”tır. Kimi kelimeler için oldukça uygun olan bir teknik, kimisinde açık verebilir. Bunun yerine hangi kelimeyi nasıl öğrenmek gerekiyorsa o şekilde öğrenmek seçilmelidir. Sitemizde bulunan “words that are similar in Turkish and English (İngilizce ve Türkçe'de birbirine benzeyen kelimeler)”  bunun küçük ama güzel bir örneğini oluşturmaktadır. Ayrıca, bir kelime için birçok teknik de geçerli olabilir. Kelime öğreniminde asıl nokta, kelimeyi “hayatınızın bir parçası” yapabilmektir. İşin doğrusu, hangi teknik olursa olsun bu gerçeği göz ardı ediyorsa çok da işlevsel olmayacaktır. “Eşyalarınızın üzerlerine İngilizcelerini yapıştırmak”, “notları İngilizce tutmak”, “hayal gücünüzü farklı şekillerde kullanmak” vs. gibi pratik çözümler, aslında hep bu gerçeğe işaret eder.

     7-   Dilde, öğrenileni kullanmak; öğrenilenleri unutmamak, daha da ötesi, geliştirmek için gereklidir. Bu amaca hizmet edecek yollardan birisi de “alışkanlıklar oluşturmak”tır. Seviyeleri kat ettikçe seviyenize uygun, hoşlandığınız alışkanlıklar oluşturun. Böylece yalnızca kısa vadede, sözü geçen amaçlara hizmet etmekle kalmayıp uzun vadede de diliniz açısından geleceğe uzanan köprüler kurmuş olacaksınız. Alışkanlıklara örnek mi? Saymakla bitmez... Gazete okumak, karikatür, fıkra gibi mizahi şeylerle ilgilenmek, “chat”leşmek, şarkı sözlerini irdelemek, farklı platformlarda arkadaşlarla kurulan ilişkiler, ilgi alanına hitap eden kitaplar okumak, farklı şekillerde kendinizle konuşmalar ve daha nicesi... Sitemizde de alışkanlıklar konusunda önayak olabilecek birçok bölüm mevcuttur. 

   8- Yol alınan seviyeler ayrıca, geri beslemeler (feed-back) yapmak açısından da dikkate değerdir. Üstelik, bu geri beslemelerle yalnızca bilinenleri pekiştirmeyip bilinenler yoluyla bilinmeyenlere de çok hızlı ve etkili bir biçimde ulaşmak her zaman olasıdır. Geri beslemelerin kelime öğreniminde de oldukça yararlı olacağı su götürmezdir (örneğin kelime türetmeler [derivation] yoluyla).

    9-  İngilizce öğrenimi için yurt dışına gitmezden evvel temel gramer bilgisine sahip olmak, özellikle de kısa bir dönem (üç ay gibi) kalacak olanlar için büyük avantajlar sağlayacaktır. "Yurt dışına gideyim bu iş kendiliğinden hallolur" şeklindeki mantık hatasına düşmeyin. Bu konuda dillere pelesenk olmuş bir anlayış da "insan ana dilini nasıl öğreniyorsa İngilizce de öyledir" mantığıdır ama gelin görün ki İngilizce ana dilimiz değil ve insan ana dilini yıllar içerisinde geliştirip çok yoğun olarak da kullanır. İngilizceyi öğrenmek için onca yıl harcamayı ister misiniz? Hele hele de anadiliniz kadar yoğun bir şekilde kullanmayacaksanız (kullanacak olsanız dahi yukarıdaki mantık doğru değildir)...? Orta seviyeye (sadece gramer anlamında değil; her anlamda) gelin ondan sonra yurt dışına gidip dilinizi çok daha hızlı geliştirebilirsiniz. Aksi takdirde, Türkiye'de de yabancı bir hocayla saatler harcayabilirsiniz; gerektiği gibi soru soramayacağınız ve gramer noktasında bile konuları tam kavrayamayacağınız için sonuç aynı olacaktır. Ayrıca, kalınacak ülkenin genel olarak tarihi ve kültürü hakkında bilgi edinmek çok yararlı olacaktır. Yine aynı ülkeden vatandaşlarla uzun süreli birliktelikler (başka bir deyişle, İngiltere'ye gidip Türkçe konuşmaya devam etmek:) dil öğrenim sürecinde yaygın olarak yapılan hatalardandır.

   10-  İleri düzeyde (advanced) bulunanlar, uzmanlık alanlarındaki veya ilgi duydukları bir alandaki üst düzey İngilizce bir çalışmayı (kitap, film, belgesel...) farklı yönleriyle derinlemesine çalışarak o konuda gerek dil gerekse içerik açısından tabiri caizse bir “sıçrama” gerçekleştirebilirler. Bu teknik, NLP (nöro-linguistik programming) sistemi bünyesinde bulunan, “başarılı kişileri çok yönlü olarak model alma” çalışmasının linguistik açıdan zihinsel boyutta gerçekleştirilmesine benzetilebilir. Bu çalışma, pratik yararlar da gözetilerek sonuç itibariyle ekonomik, sanatsal, bilimsel vs. kanallara da yönlendirilebilir.  

 

 

 

Mustafa AKAGÜNDÜZ-English Language Instructor

Beylikdüzü / Istanbul / Turkey